Türkiye Denizcilik Federasyonu ve Üye Derneklerden Ortak Açıklama: Sivil Gemilere Saldırılar Son Bulmalı, Denizcilerin Güvenliği Güvence Altına Alınmalı

Türkiye Denizcilik Federasyonu ve aşağıda imzası bulunan üye derneklerimizle birlikte işbu aşağıdaki açıklamayı kamuoyuyla paylaşmayı gerekli görüyoruz.

Karadeniz’de devam eden savaş, artık yalnızca savaşan tarafları değil, uluslararası ticaret gemilerinde çalışan sivil denizcileri de doğrudan hedef haline getirmektedir. Son dönemde ticaret gemilerine hedef gözetilerek yapılan insansız hava aracı saldırılarında Türk denizcilerinin yaşamını yitirmesi ve yaralanması bunun en acı örneğidir.

Milliyeti ne olursa olsun masum ve emekçi denizcilerimize yapılan tüm saldırıları lanetliyoruz.

Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 90’ı deniz yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu küresel sistemin kesintisiz işlemesini sağlayan denizciler, hiçbir silahlı çatışmanın tarafı olmayan sivil çalışanlardır. Buna rağmen son dönemde ticaret gemilerine, yaşam mahallerine ve mürettebata yönelik artan saldırılar, deniz taşımacılığının güvenliğini ciddi biçimde tehdit etmekte; uluslararası ticaretin sürekliliği açısından da büyük risk oluşturmaktadır.

Masum insanların hayatlarını tehlikeye sokan veya hayatlarını kaybetmesine yol açan, temel özgürlükleri ihlal eden ve insan haysiyetini ciddi biçimde zedeleyen, denizde seyir güvenliğine karşı yasadışı eylemlerin önlenmesi ve faillerin kovuşturulması ve cezalandırılması için etkin ve uygulanabilir önlemler bulunması ve benimsenmesi tüm devletlerinin sorumluluğundadır.

Uluslararası sularda Türk bayrağını taşıyan gemilerimizle birlikte birçok gemiye ve gemi mürettebatının bulunduğu kamaralara doğrudan saldırıların sistematik şekilde yapılması gelişen bu durumun insanlık suçu niteliğinde olduğunu ve bu suçun faillerinin uluslararası ceza hukuku nezdinde cezalandırılmaları gerektiği inancındayız.

Cenevre Sözleşme ve eki niteliğinde protokolde sivil unsurlara saldırı yapılmayacağını, sözleşmenin taraflarının bu hususa yönelik ihlallerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtmek isteriz.

Cenevre Sözleşmelerine Ek Uluslararası Silahlı Çatışmaların Mağdurlarının Korunmasına İlişkin Protokol’ün 51. Maddesinde “Sivil halk ve bireysel olarak siviller, askeri operasyonlardan doğan tehlikelere karşı genel bir korumadan yararlanacaklardır.  Sivil halk ve bireysel olarak siviller saldırının hedefi olmayacaktır. Siviller, muhasamatta(savaşta çatışmaya katılma) doğrudan yer almadıkları sürece bu bölüm ile sağlanan korumadan yararlanacaklardır.” denildiği hatırlatırız. Ayrıca ticaret gemileri işbu Protokol’ün 52. Maddesi tahtında korunmaya sahiptir.

Ayrıca Rusya Federasyonu ve Ukrayna ile saldırıya uğrayan birçok yabancı bayraklı gemilerin bayrak devletleri Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraftır. Bu bayrak devletlerine yaşanan insanlık dramına sırt çevirmemelerini ve Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi önünde bu saldırıların önlenmesine ilişkin tedbir alınması ve zararların tazmini için başvuruda bulunmalarını talep ediyoruz.

Daha önce yüce Türk yargısının çok haklı olarak Gazze’ye yardım ulaştırmaya çalışan gemilerde yaşanan insanlık suçlarında olduğu gibi, hayatını kaybeden Türk vatandaşı denizcilerimiz için kasten öldürme suçu kapsamında soruşturma başlatmasını diliyoruz.

Son dönemde yalnızca Türk bayraklı gemiler değil, farklı bayraklar altında faaliyet gösteren birçok ticaret gemisinin de benzer tehditlerle karşı karşıya kalması, meselenin ulusal değil küresel bir denizcilik güvenliği sorunu hâline geldiğini göstermektedir. Ticaret gemilerinin güvenliği; enerji arz güvenliğinden gıda tedarik zincirine kadar dünya ekonomisinin istikrarı açısından kritik öneme sahiptir.

Türkiye Denizcilik Federasyonu olarak; denizcilerin can güvenliğinin korunması amacıyla gerekli tüm ulusal ve uluslararası girişimlerde bulunacağımızı, başta ilgili kamu kurumlarımız olmak üzere Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS) ve ilgili diğer uluslararası kuruluşlar nezdinde konunun takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.

Bu kapsamda;

  • Sivil ticaret gemilerine yönelik saldırılar derhal sona erdirilmelidir.
  • Denizcilerin güvenliği uluslararası toplum tarafından güvence altına alınmalıdır.
  • Söz konusu insansız hava saldırıları bağımsız şekilde soruşturulmalıdır.
  • IMO ve ILO konuyu acilen insansız hava saldırılarını gündemine almalıdır. Bu kapsamda IMO bünyesinde bir çalışma grubu oluşturulması gerekmektedir. IMO nezdinde yüksek riskli bölgelerde sivil gemilere yönelik saldırıların raporlanacağı uluslararası veri tabanı oluşturulmasını tavsiye ediyoruz. IMO ve alt komiteleri SOLAS ve ISPS kapsamında insansız hava saldırılarına yönelik ek tavsiye ve rehberler hazırlamaya davet ediyoruz.
  • Türk denizcilerinin güvenliği için gerekli diplomatik girişimler yapılmalıdır.
  • Hayatını kaybeden ve yaralanan Türk denizcilerimiz için soruşturma başlatılmalıdır.
  • Bayrak devletleri inisiyatif kullanarak yaşanan bu olaylardan dolayı uluslararası platformlarda ve taraf oldukları ölçüde Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi önünde hukuki yollara başvurmalıdır.
  • Çatışma bölgelerinde faaliyet gösteren ticaret gemileri için risk azaltıcı uluslararası koordinasyon mekanizmaları güçlendirilmelidir.
  • Türk deniz yetki alanlarında ve Türk bayraklı ticaret gemilerine yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırılar, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına ve deniz güvenliğine yönelik açık bir ihlal niteliğinde olup, devletimizin deniz ve hava unsurlarıyla gerekli tüm caydırıcı tedbirleri ivedilikle alması hayati önem taşımaktadır.

Bir kez daha ifade ediyoruz ki; denizciler savaşın tarafı değildir. Onlar, dünyanın her limanına enerji, gıda, hammadde ve temel ihtiyaç maddelerini ulaştıran, küresel ticaretin görünmeyen kahramanlarıdır. Ticaret gemilerinin ve gemi insanlarının korunması, yalnızca denizcilik sektörünün değil, tüm uluslararası toplumun ortak sorumluluğudur.

Denizler, savaşın taşındığı bir alan değil; barışın, güvenli seyrüseferin, uluslararası işbirliğinin ve insan onurunun korunduğu ortak bir yaşam alanı olarak kalmalıdır.

Hayatını kaybeden denizcimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve denizcilik camiamıza başsağlığı; yaralı denizcilerimize acil şifalar diliyor, benzer acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz.

Türkiye Denizcilik Federasyonu (TÜRDEF)

İTÜ Denizcilik Fakültesi (YDO) Mezunları Derneği (İTÜ DEFAMED)

Türk Uzakyol Gemi Kaptanları Derneği (TURKKAPDER)

Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği (TKKD)

Deniz Otobüsleri Kaptan Ve Baş Mühendisleri Derneği

Deniz Trafik Operatörleri Derneği (DTOD)

Yelkenli Gemide Eğitim Derneği (YEGED)

Deniz Kültürü Derneği

D.E.Ü Denizcilik Fakültesi Mezunları Derneği (DEFMED)

Ziya Kalkavan An. Den. Lisesi Mezunlar Derneği (ODEMED)

İstanbul Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mezunları Derneği

TUDEV Piri Reis Üniv. Mezunları Derneği

Beykoz Denizcilik Meslek Lisesi Mezunları Derneği (BEDEMED)

Ordu Fatsa Denizcilik Mensupları Derneği (ORFADDER)

Kocaeli Üniversitesi Karamürsel Denizcilik Okulları Mezunlar Derneği

Denizcilik Psikolojisi Derneği

Deniz Çalışanları Dayanışma Derneği (DAD-DER)

Kıyı Emniyeti Kaptan ve Baş Mühendisleri Derneği

Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Mezunlar Derneği

Uzakyol Baş Mühendisler Derneği

İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi (İTÜ GİMDER)