DENİZCİLER KRİZİN ORTASINDA: KOORDİNASYON YOK, RİSK BÜYÜK!
Tüm dünyada derinleşen jeopolitik krizler, deniz taşımacılığında çalışan binlerce emekçiyi doğrudan etkiliyor. Üst kuruluşumuz olan, Avrupa Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ETF) ve Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF) birçok girişimde bulunup, otoriteleri harekete geçirmek için çaba sarf ediyor. Taşımacılık sektöründe çalışan işçileri, özellikle deniz çalışanlarını, artan riskler karşısında yalnız bırakmıyor, güvenlik önlemlerinin alınması için büyük emek harcıyor. Mevcut durum, bir kez daha göstermiştir ki, uluslararası deniz ticareti bu tür krizlere hazırlıksızdır. Taşıma işçileri kaderlerini patronların veya devletlerin insafına bırakmamalı, bu durumu tersine çevirmek için örgütlenmeli ve mücadele etmelidir.
Denizciler İçin Seyirde Koruma Yok
Ortadoğu’daki çatışmalar ve Körfez bölgesindeki gerilimler, deniz taşımacılığını doğrudan etkileyen bir güvenlik krizine dönüşmüş durumda. Güvenli deniz koridorlarının oluşturulamaması, acil durum tahliye planlarının yetersizliği ve standart koruma uygulamalarının eksikliği, deniz çalışanlarını doğrudan risk altında bırakıyor. Bu süreçte denizciler uzayan rotalar, artan güvenlik tehditleri ve belirsiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya bırakılıyor.
ETF’nin yaptığı bir çalışmada, yaklaşık 3 bin gemide 20 binden fazla denizcinin kriz bölgelerinde mahsur kalmış durumda olduğu görülüyor. Bu denizcilerin önemli bir kısmının Avrupa bağlantılı gemilerde çalıştığı belirtilirken, etkili bir tahliye ve koruma mekanizmasının bulunmadığı vurgulanıyor. Bu durumun, yapısal bir koordinasyon eksikliğinin sonucu ortaya çıktığı görülüyor. ETF’nin Almanya Cumhurbaşkanı Ursula von der Leyen’e Açık Mektup olarak yayınladığı “Avrupa’nın ulaşım sistemi hazırlıksız ve bedelini işçiler ödüyor” mektubuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
Maliyet Baskısı, Riski Emekçiye Yüklüyor
Kriz derinleştikçe, deniz taşımacılığında faaliyet gösteren şirketler maliyetleri düşürmeye yöneldi, bu durum doğrudan çalışma koşullarına yansıyor. Daha uzun sefer süreleri, artan iş yükü ve güvenlik risklerine rağmen daha kötü çalışma koşullarının dayatılması, denizcileri çok yönlü bir baskı altına sokuyor.
ITF yetkilileri, denizcilerin yaşanan sıcak çatışmaların “direkt içerisinde” olduğunu açıkça ifade ediyor. Gemilerin hedef alındığı, bazı denizcilerin hayatını kaybettiği ve binlercesinin savaştan çıkış yapamadan beklediği bir ortamda, mevcut uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığını vurguluyorlar.
Sahadan gelen bilgiler ise durumun vahametini gözler önüne seriyor:
- Gemiler haftalarca limana yanaşamıyor
- Mürettebat değişimleri yapılamıyor
- Gıda, yakıt ve tıbbi destek sınırlı hale geliyor
Bu koşullar, denizcileri hem fiziksel hem de psikolojik olarak tükenme noktasına getiriyor. ITF’in ve Uluslararası Deniz Ticaret Odası’nın (ICS)’in Körfez ülkeleriyle gerçekleştirdiği kritik toplantı sonucu yayınladığı haber aşağıdaki linkte yer alıyor:
Ayrıca ITF “Dünya, Hürmüz Boğazı yakınlarında mahsur kalan denizcilerin karşı karşıya kaldığı ciddi tehlikeyi kabul etti; şimdi hükümetler harekete geçmelidir.” diyerek, Londra’da düzenlenen Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Konseyi’nin 36. olağanüstü oturumunun ardından, hükümetleri denizcileri korumak için acil, somut ve koordineli önlemler alması adına çağrıda bulunmuştur:
https://www.itfseafarers.org/en/news/governments-must-act-now-protect-seafarers
Acil Alınması Gereken Önlemler
Bugün Körfez’de yaşananlar, denizcilerin kriz dönemlerinde “görünmeyen mağdurlar” olduğunu bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Önümüzdeki süreçte deniz emekçilerini gerçekten koruyacak yasal teminatların ve fiili adımların atılması şarttır. ETF ve ITF’in çağrılarında bulunduğu gibi acil önlemlerin alınması, deniz çalışanlarının haklarının koruma altına alınması elzemdir.
- Denizcileri kapsayan bağlayıcı güvenlik ve kriz protokolleri oluşturulmalı
- Koordineli tahliye ve koruma mekanizmaları kurulmalı
- Gemilerin acil ihtiyaçlarını bildirebileceği uluslararası bir raporlama mekanizması kurulmalı
- Denizciler “kilit çalışan” olarak tanınmalı
- Tıbbi durumlarda hızlı tahliye imkânları sağlanmalı
- Denizcilerin güvenliği için bağlayıcı uluslararası protokoller oluşturulmalı
- Güvenli deniz koridorları acilen hayata geçirilmeli
- Mürettebat değişimleri ve tahliyeler garanti altına alınmalı
